KOLON POLİPLERİNİN TAKİP VE TEDAVİSİ
Prof Dr İbrahim Yurdakul
Kolorektal adenomalı hastalarda kolorektal kanserin ortaya çıkma riskleri tartışmalıdır. Halihazırda, herhangi bir adenoma için, iyi ve güvenilir risk belirleyici faktörler olmadığından, adenomanın çapının büyüklüğü, sayısı, hastanın yaşı, kolonda yerleştiği yer, histolojik tipi, displazisinin derecesi vs. göre kansere dönüşme tehlikesini anlamaya çalışıyoruz. Bu gün, artık kolorektumda herhangi bir adenoma veya prekanseröz lezyonu; (mesela, uzun vadede hiperplastik polipler, "serrated adenoma"lar veya "aberrant cryp foci") değerlendirirken , endoskopik yöntemler ile doğrudan görüntüleme yanında, mikroskopik ve moleküler seviyede değerlendirme yapılabilmektedir.
Adenomaların risk değerlendirmesinde dünyada belirli yerlerde kullanılan yeni teknikler ilerdeki yıllarda yaygın kullanım alanları bulabilir. Klasik olarak lullanılan fleksibl sigmoidoskopi ve kolonoskopi yanında "Confocal laser microendoscopy" veya diğer bir deyiş ile "endomicroscopy" ile belki yakın bir gelecekte hasta yatağı başında histolojik ve optik sitolojik tetkik yapma imkanı doğacaktır. Hatta ileri bir dönemde bu cihazların bir elektron mikroskopu özelliğini kazanması da mümkün görülmektedir. Bu cihaz bir "chromorendoscopy" özelliği taşımakta olup "confocal laser scanning" sırasında iv. verilen "fluorescein" yüzey epitelinin ekstrasellüler matriksini, lamina proprianın subepitelial tabakalarını ve hatta mukozal kapiller ağı gösterebilmektedir. Topik olarak uygulanan "acriflavine" ise absorptif epiteliyal hücreler dahil yüzey epitelinin hücre çekirdeklerini boyamaktadır. Bu şekilde kolon kriptleri yanında mesela terminal ileumun villileri ve özofagustaki metaplazik Barrett epitelinin içindeki goblet hücreleri boyanabilmektedir. Bunun yanında çoğu yerde kullanılmaya başlanmış olan "magnifying endoscopy" ve sandart boyaların kullanıldığı "chromoendoscopy" ve beyaz ışık tayfındaki 7 renkten sadece 2 tanesini ama özellikle yoğun mavi ışığı kullanarak mukozal alanı ve superfisiyel damarları inceleyen "high resolution norrow band imaging" endoskoplar ile adenoma ve erken kolorektal kanserleri yakalama oranı artmıştır.
Kolorektal adenomatoz poliplerin prevalansı her ülkeye göre çok büyük değişiklik gösterir. Asemptomatik ortalama riskli hastalar arasında adenoma prevalansı; incelemelerde yaklaşık olarak, sigmoidoskopi kullanılan hastalarda, ortalama % 10-20 arasında, kolonoskopi kullanılan hastalarda %25'in üzerindedir. Bu hastaların kolorektal kanser prevalansı %1'in altındadır.Yeni teknolojik gelişimler ile bu bilgiler değişebilir. Bulguları tamamen normal olan bir endoskopiden 3 seneden sonra yeni adenomaların çıkma ortalaması fleksibl sigmoidoskopi ile % 7, kolonoskopi ile %27 saptanmıştır.Toplumlardan toplumlara değişiklik gösteren adenoma ve kolorektal kanser insidansı yaş ile artar. 50 yaşın altında %4-5 olan adenoma insidansı 75 yaşın üzerindekilerde %50-60'a çıkmaktadır. Son zamanlarda üzerinde çok durulan hiperlastik poliplerin bazılarından türediği düşünülen "serrated polyp" lerin ve "precursor serrated aberrant cryp foci" nin muhtemel olarak daha sonraları kolon karsinomalarına dönüştüğüne dair çok sayıda yayın vardır. Bu olgularda kolorektal karsinogenez sınıflandırması yapıldığında, CIMP (CpG island methylator phenotype) ve bir kısmında MSI ( microsatellite instability) yüksekliği saptanmıştır. Ayrıca sıradan poliplerin genetiğinde K-RAS mutasyonu bulunurken bunlarda B- RAF mutasyonları saptanmıştır.
Bu konu hakkında daha fazla bilgi almak için...
|